Tüm Haşereler

Tüm Haşereler

Maalesef her ne kadar sevmesek de böcek ve haşereler binlerce yıldır yaşam alanlarımızdaki varlığını sürdürüyor. Etkin bir şekilde mücadele edilmediğinde çok kısa sürede sayıları on binlere varabilen bu zararlı canlıların bazıları mikrop yayarak, çıyan veya pire gibi bazıları da ısırma yoluyla insanlarda başta alerjik reaksiyonlar olmak üzere birçok rahatsızlıklar yaratabiliyorlar. Her şeyden önce bu zararlılar bulunduğu ortamların hijyen bakımından temiz olmadığını göstermeleri ve işin daha kötüsü haşerelerin dolaştığı bir iş yerinin imajı oldukça önemli derecede zedelemesi bu canlılara karşı tedbirlerin ivedilikle alınmasını gerektiriyor. Her biri farklı anatomik yapıya sahip olan haşere ve böceklerin mücadele yöntemlerinin de değişiklik gösterdiği bu zararlıları bilinçlenmek adına gelin birlikte yakından tanıyalım

Alman hamam böceği
Çok sayıda türü bulunan hamam böcekleri en fazla rastlanılan haşere grubuna giriyor. Oldukça tiksinti uyandırıcı görüntüsü dışında birinci derecede mikrop yayan bu canlı genellikle Amerikan hamam böceği ile karıştırılıyor. Her ne kadar akrabada olsalar da iki haşerenin karakteristik özellikleri belirgin bir şekilde ayrılıyor. Bu noktada her biri için farklı metotlarda bir ilaçlama yapılması gerekiyor. Temel olarak bilinmemiz gereken tüm haşere türlerinde alt grupların her birinin farklı bir ilaçlama tekniğinin bulunmasıdır.

Amerikan Hamam Böceği 
Oldukça enteresan bir haşere olan Amerikan hamam böceği inanılmaz bazı özellikler taşıyor Örneğin baş kısmı kopsa bile bir hafta kadar yaşayabilen bu canlı gerçekten mücadele edilmesi zor bir tür. Çünkü bu zararlı haşerenin solunum sistemi kafa kısmında bulunmuyor. Aynı zamanda diğer böcek guruplarına göre son derece hızlı koşabilen ve yine inanılmaz bir süre nefesini tutabilen bu hamamböceği türü 40 dakika boyunca nefes almadan  yaşayabiliyor.

Karınca 
Doğada her ne kadar önemli ve çok faydalı bir işlevi bulunsa da ev ve işyerlerinde büyük sorun oluştururlar. Özellikle beslenme kaynağı buldukları yerde büyük bir hızla çoğalarak koloniler kuran karıncalar mücadele edilmediğinde ev veya işyerinin her tarafını kaplarlar. Dolayısıyla açıkta bulunan her türlü yiyeceğin üzerine büyük bir hızla üşüşen karıncalar özellikle mutfakları istila etme konusunda oldukça maharetli canlılardır diyebiliriz. Tabii topladıkları yiyecekleri yuvalarına taşıma noktasında bulundukları ortamın her tarafında karıncalardan oluşan uzun konvoyları görmekte pekala mümkündür. Bu noktada çok kısa bir hatırlatmada bulunalım. Karıncaların geçiş güzergâhına ilaç dökülmesi sadece o esnada yolu kullanan karıncaları etkileyeceğinden esas hedef olan koloniyi yok etmez ve karınca sorunu çözülmez. Bu nedenle onlarca farklı çeşidi bulunan karıncalar ile mücadelede profesyonel destek alınması hayati önem taşımaktadır. Yoksa kolaylıkla baş edilebilecek bir tür değildir.

Gümüş Böceği
Son derece hızlı bir şekilde üremesi, aynı şekilde hızlı mücadeleyi gerektiren gümüş böceği maalesef kumaş, kâğıt ve pamuk gibi materyallerin yanı sıra un ve nişasta tarzında gıdalar içerisinde rahatlıkla üreyebiliyor. Bu durum onu her görebileceğimizi gösteriyor. Neredeyse bütün mevsim koşullarında yaşamını sürdürebilen bu dayanıklı haşere bazı bölgelerde “Gümüşçük” veya “Gümüşcün” adlarıyla da tanınıyor. Ayrıca bu böceği diğerlerinden ayıran başka bir özelliği de önemli derecede yüksek miktarda mikrop taşımasıdır. Görünüş olarak hamamböceğine benzese de kuyruk bölümünde 3 adet uzantının bulunması ile diğer hamam böceklerinden ayrılırlar.

Çıyan
Aynı grubun üyeleri olmalarına rağmen çıyan ve kırkayak aslında anatomik olarak birbirinden farklı zararlılar. Zehirli olması ve şekil itibariyle kırkayaktan birçok yönden ayrılan çıyan ile asla koruyucu bir tedbir alınmadan fiziksel temas sağlanmamalıdır. Daha önemlisi hiçbir şekilde çıplak elle müdahale edilmemelidir. Başta solucan olmak üzere diğer böcekler ve sümüklü böcek gibi canlıları avlayarak beslenen çıyan yakınlarında tehlike sezinlediği anda ölü taklidi yapabilir. Dolayısıyla hareket etmese bile çıyana dokunmak büyük bir riski beraberinde getiriyor. Yaklaşık olarak 4 ile 6 santim boyunda olan çıyan gövdesinde kırmızı ve mor renklerin hakim olduğu uzun ve püsküllü bir görüntü veren ve aynı zamanda ayak yapısı ile dikkat çeken avcı sınıfından bir böcek.


Kırkayak 
Vejetaryen kırkayak zararlısı akrabası olan çıyan gibi zehirli ve etçil değildir. Genellikle çürümüş sebze ve bitkilerle beslenen kırkayakların ayak sayısı için her ne kadar 40 rakamı telaffuz edilse de en az 35 ve boyuna göre yüzlerce ayağa sahip olabilmektedirler. İnsanları ısırma gibi bir davranışı olmasa bile kırkayaklar özellikle sebze ve meyve yetiştiricileri tarafından pek sevilmezler. Çünkü bitkinin kök kısmını saldıran ve kemirerek zarar veren bu canlı önemli ölçüde mahsul kaybına yol açar. Bunun yanı sıra diğer zararlı bakteri ve mikropların taşıyıcısı olan kırkayaklar tenya ve parazit mikroplarını sürekli olarak yayarlar. Ancak vejetaryen olmasına aldanıp ona dokunulmaması için yeterli miktarda yakıcı madde salgılayan bu zararlı insan cildini rahatlıkla tahriş edebilecek bir savunma mekanizmasına sahip.

 

Karasinek
En yaygın sinek türü olarak karasinek hemen herkesin bildiği bir türdür. Pantolonun veya çorabın üzerinden bile keskin ve güçlü iğneleriyle insan ve tüm canlıların kanını emerek beslenebilen karasineğin menüsü oldukça geniş. Böcek türleri arasında beslenme bakımından neredeyse hiçbir ayrım yapmayan karakteri ile karasinekler üreme kabiliyetleri bakımından da müthiş bir çoğalma kapasitesine sahiptirler. Her 4 günde bir yaklaşık olarak 80 veya 150 yumurta yapabilen bu tür toplamda 15-25 gün arasındaki bir ömrü sürekli beslenerek ve çoğalarak geçiriyor.

Sivri Sinek
Sadece dişilerinin insanları ve diğer canlıların ısırdığı sivrisinek hali hazırda dünyanın en fazla ölüme sebebiyet veren canlısı olma unvanını taşıyor. Çünkü bünyesinde barındırdığı çok sayıda değişik mikrop kültürünü ısırdığı her canlıya bulaştıran sivrisinek o kadar fazla sayıda virüs ve bakteriyi bünyesinde barındırıyor ki başta sıtma olmak üzere daha pek çok hastalığın birinci derecede sorumlusu olarak görülüyor. Açık ve net bir ifade ile şu an için yeryüzünden tamamen silinmesi mümkün olmayan sivrisinekler en azından insan yaşam alanlarından uzak tutularak belli bir oranda korunulmaya çalışılan zararlılardır. Yaydıkları hastalıklar nedeniyle Her yıl 750.000 insanın ölümünden sorumlu bu haşere yeryüzündeki diğer zararlı canlılara göre insan ölümlerinde açık ara önde gidiyor.

 

Kene 
Çeşitli görüşlere göre küresel ısınmanın etkileri ve daha henüz tam olarak keşfedilmemiş nedenlerden dolayı son yıllarda ülkemizde de özellikle insanların doğaya çıktıkları dönemlerde tv haberlerine yansıyan kene zararlısı Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığına yol açıyor. Son derece sinsi bir şekilde vücudumuza tırmanabilen ve oldukça güçlü dişleri ile cildi delerek kan emmeye başlayan bu canlı özellikle müdahalenin yanlış yöntemlerle yapılmasına bağlı olarak bünyesinde bulunan tehlikeli virüsü canlılara aktarmaktadır. Öncelikle besi hayvanları ve diğer evcil canlıların kulak kısımları başta olmak üzere kıvrım bölgelerine yerleşen kenenin kanına saldırmadığı canlı yoktur. Beslenme sırasında ağız salgısı içerisinde proteolitik enzimler salgılayan bu zararlı böcek ısırma sırasında belirti vermediğinden vücudunun herhangi bir bölgesine kene yapışan kişi bu durumu çok geç fark edebilmektedir. Tabi durum böyle olunca tıbbi müdahalede geç kalınmasına ve kenenin vücutta kaldığı her dakika klinik tabloyu olumsuz yönde etkilemesine neden olur.

 

Güve 
Özellikle giysilerin ve her türlü kumaşın düşmanı güve gözle kolay kolay farkına varılmayacak kadar küçük zararlılardır. Genellikle delinmiş bir kumaş gördüğünüzde fark ettiğiniz güveler özel yöntemlerle mücadele edilen bir haşere sınıfında yer alıyor. Güvenin esas büyük tahribat yaptığı dönem yumurtadan çıkarak larvaya dönüştüğü sırada yaşanıyor. Kokusuz ilaçlar ile güvelenme öncesinde yapılacak bir ilaçlama ile bu zararlıdan korunmak aslında çok basittir. Yumurtadan çıkmasının ardından kurtçuk olarak yaşamının 2. evresine geçen güvelerin 4 farklı çeşidi bulunuyor. Kumaşa zarar veren 2. evrenin ardından kelebeğe dönüşen güveler aynı zamanda tahıl grubu gıda maddelerinde de rahatlıkla ürüyebilmektedirler.

Pire 
Dünyanın boy ve kilo bakımından en güçlü hayvanı pireler kendisinden 100 kat daha ağır materyalleri rahatlıkla taşıyan çelik bir gövdeye sahiptirler. Bir sıçramada metrelerce ileriye kendilerini fırlatabilen pirelerin kanatları yoktur. Açlığa ve susuzluğa müthiş ölçülerde dayanıklı bu küçük zararlı sıcakkanlı tüm canlıların kanını emerek yaşıyor. Asalak türünde değerlendirilen pire önemli bir hastalık yayıcı zararlı olarak karşımıza çıkmaktadır. Elbette böylesine güçlü bir canlı ile mücadelede çok özel kimyasal solüsyonların kullanılması gerekiyor. Mekanize bir zırhlı gibi sert cisimlerle vurulduğu halde etkilenmeden uzaklaşabilen nadir canlılardan pireler sadece kanla beslendiklerinden mutlaka bir canlı yaşamının var olduğu yerlerde görülürler. Nereden ısırırsa ısırsın sızlatan pireyi fark etmemek mümkün değildir ve dikkatli bakıldığında gözle görülecek büyüklüktedirler. Özellikle kanatlı hayvan yetiştiricileri için büyük bir kâbus sayılan pire bütün kümesi kısa sürede sararak kanatlıların ölümlerine yol açarlar. Diğer haşereler de olduğu gibi karanlık ve nemli yerleri seven pire görüldüğü andan itibaren acilen profesyonel bir ilaçlama ekibini çağırmanızı tavsiye ediyoruz. Aksi taktirde size bile saldırmaktan hiç çekinmeyen pirelerle mücadele ne kadar geç başlarsa o kadar geniş bir alana yayılırlar.

 

Tahta Kurusu 
Asalak türündeki tahtakurusu tıpkı pireler de olduğu gibi aralarında insanların da bulunduğu sıcakkanlı canlıların kanını emerek yaşarlar. Kuytu ve karanlık yerlerde yaşayan tahtakurusu bir batında 200 civarında yumurta yapabiliyor. Isırma neticesinde insanlarda cilt reaksiyonlarına sebep olan bu zararlı adeta bir köşede pusu kurup uykuya yatmamızı beklerler. Yine tüm haşereler de olduğu gibi profesyonel bir mantıkla mücadele yürütülmesi gereken tahtakurusu bulundukları yerde insanları tedirgin edecek canlılardır. Soğuk havalarda bile bir yıl hiçbir şey yemeden yaşayabilen tahta kurusu hayli dayanıklı yapısıyla mobilyalar, yataklar, halılar ve aklınıza gelebilecek her türlü ortama rahatça uyum sağlıyorlar.

 

Fare
Belki de dolaştığı yerler ve görüntüsü ile en tiksinti uyandıran kemirgen kuşkusuz faredir. Oldukça geniş bir familyaya sahip olan farelerin konutlarda görülenleri genellikle nadiren lağım faresi veya sıklıkla fındık faresidir. Sanıldığından çok daha zeki olan lağım fareleri yakalanması zor olanıdır. Fakat fındık faresi olarak nitelenen küçük fareler nispeten kolay yakalansalar da lağım faresi için bu durum pek söz konusu değildir.  Güçlü yapısının yanı sıra insanlara bile saldırmaktan geri durmayan lağım faresi onlarca farklı hastalığı yayacak mikrobu üzerinde ve salyalarında taşırlar. Kuduz mikrobunu en fazla taşıyan canlı grubu olan farelerin özellikle uyku sırasında insanı ısırdıkları öteden beri bilinen bir gerçeklik ve bu saldırılar sonucunda kulağı ve burnu ısırılan insan sayısı hiçte azımsanacak miktardadır.  Dolayısıyla konut veya işyerinde bu zararlıya karşı zaman kaybetmeden müdahale etmek çok büyük önem taşıyor. Tarımsal amaçlı yapılan üretimin başlıca düşmanları arasında yer alan fareler ürünlere müthiş ölçülerde zarar verebilmektedirler. Her yerde yaşamaya müsait yapısı nedeniyle fareler insanoğlunun hem en çok sevmediği hem de bir türlü baş edemediği yaratıklar sınıfında listenin başında bulunuyor.

 

Örümcek
Evlerde yaşayanlarının nadiren zehirli oldukları örümcekler uzun süre temizlenmeyen veya canlı sirkülâsyonunun çok fazla yaşanmadığı yerlerde yaşamlarını sürdürürler. Ülkemizde 500 civarında örümcek çeşidinin bulunduğu düşünülüyor. Gün ışığında bile hareket kabiliyeti bulunan örümceğin zorunlu olmadıkça ışığa çıkmaması ve daha ziyade karanlık alanları tercih etmesi bir noktada görülmemek için yaptığı bir numaradır. Özellikle ev hanımlarının korkulu rüyası örümcekleri tuvaletten banyoya ve salonlardan mutfağa kadar her yerde görmek pekâlâ mümkündür. Ancak son yıllarda muhtemelen gemiler yoluyla geldiği düşünülen ve karadul olarak bilinen zehirli bir türün birkaç haber başlığına konu olduğu ülkemizde normal şartlarda zehirli türler bulunmuyor.

Akrep 
Haşere grubunun en zehirli olanı tartışmasız bir şekilde akreplerdir. Dünyanın her yerinde ki yaşamına onlarca akrabası ile başarılı bir şekilde devam eden akrep, tüm böcek grubu içerisinde en korkulanı. Türkiye coğrafyasında insanı öldürecek dozda zehir taşıyan akrep sayısı çok azdır. Yinede tüm akreplerin az veya çok bir miktar zehiri olduğunun unutmamak gerekiyor. Soktuklarında müthiş bir acıyla kıvranılmasına neden olan akrep tabii ki hızlı bir şekilde tıbbi müdahaleyi gerektiriyor. Aslında akreplerin görüldüğü ayların Temmuz ve Ağustos ayları olması onların yuvalarından çıkmasına genelde aşırı sıcakların rol oynadığı düşündürür.  Bu nedenle doğu ve güneydoğuda rastlanma oranları diğer bölgelerden daha fazladır. Eski tarz yapılarda pek çok giriş ve çıkış noktası bulduğundan (kerpiç veya ahşap) akrep sokması olaylarının bu yapılarda daha çok görüldüğü söylenebiliriz. Fakat bu betonarme yapılarda görülmemesi anlamını taşımaz ve betonarme yapılara akrebin tırmanmasını önleyecek her hangi bir neden yoktur. Etçil böcek sınıfından bu canlı ile kimse kolay kolay karşılaşmak istemez. Nadiren de olsa ölüme sebebiyet veren akrep sokmalarında hayati tehlikeyi akrebin türü, zehirleme bölgesi veya sokma sayısının fazlalığı belirler. 

Profesyonel Haşere ve Böcek İlaçlama Hizmetleri İçin Bizleri Arayabilirsiniz
Böcek ve haşerenin hangi türü olursa olsun hepsinin ortak noktası mikrop taşımaları veya zehirli olmalarıdır. Dolayısıyla haşere ve böcek ilaçlama hizmetlerinin profesyonel ölçülerde değerlendirilmesi ve uzman desteğinin alınması şarttır. İzmir ilaçlama alanında oldukça önemli tecrübeye ve yeterliliğe sahip firmamızı ilaçlamalarımız hakkında bilgi edinmek üzere 7/24 arayabilir ve destek talebinde bulunabilirsiniz. Web sayfamız üzerinde bulunan iletişim seçeneklerinden herhangi bir tanesinden bizlere ulaşmanız durumunda mümkün olan en kısa süre içerisinde sizlere geri dönüş sağlıyoruz. Tam donanımlı ve eğitimli kadrosu ile diğer canlılara zarar vermeyecek şekilde formüle edilen ilaçlarımız ile sadece imha edilmesi istenen böcek ve haşereleri yok ediyoruz.  Belirli standartlar çerçevesinde kullandığımız kimyasallar ve ileri teknoloji ürünü cihazlarımız ile gerçekleştirmiş olduğumuz ilaçlama hizmetlerinden büyük memnuniyet duyacağınıza eminiz. Her türlü güvenlik tedbirlerini alarak istenmeyen bir durumun yaşanmasının hiçbir şeikled söz konusu olmadığı çalışmalarımız uluslar arası kalite standartlarında gerçekleşmektedir.